Babam Evde Yok

Bursa’ya yapılacak okul gezisi için defalarca para istemişti babasından. Fakat babası kendi parasını kendisi biriktirmesi gerektiğini söylüyordu her defasında. Zaten oldukçada fakir bir aileydiler. Okul gezisi için gerekli olan parayı verip veremeyeceğinden dahi pek emin değildi…
-“Ne olur yani gezi parasını çıkarıp versede beni para biriktirmekle uğraştırmasa-” diye söyleniyordu kendi kendine…

Okuldan eve geldiğinde ayakkabılıkta topuğuna basılmış eski iskarpin ayakkabıyı ve kapının arkasındaki bir kolu yamalı ceketi gördüğünde babasının evde olduğunu anlar ve yine yanına gidip dakikalarca dil dökerdi para vermesi için… Vermediği gibi,
-“Çalışıp kazanmayı biriktirmeyi öğreneceksin…Kendi ayaklarının üzerinde durmayı da-” derdi…Sonra derin derin öksürüklere boğulurdu herzamanki gibi… Haftasonları Simit satmaya başlamıştı küçük Orhan. Sırf arkadaşlarıyla o geziye gidebilmek için canını dişine takıyor, her akşam kumbarasını yeni baştan üşenmeden sayıyordu. Babasının arkadaşlarının babaları gibi olmayışındanda yakınırdı annesine. Bir defasında arkadaşı Arif’in evine ders çalışmaya gittiğinde, babasıyla arasında olan