Bir Aylık Ömür

Hastahane kapısından çıktıklarında, adam hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.-“Oysa..Oysa daha birlikte yapacağımız ne çok şey vardı değilmi birtanem? -” dedi ve elleri tuttu eşinin. Filiz hanım ruh gibiydi o anlarda…Yaşları kırktı ikisininde. Ve basit bir check-up için gittikleri hastahanede, yakalandığı kanser hastalığının dördüncü evresinde olduğunu öğrenmek derinden sarsmıştı onu. Ayhan bey biran sildi gözyaşlarını.-“Tek bir an durmak yok bundan sonra. Seni ölüme böyle uğurlayamam. Bu zamana kadar yapamadığımız herşeyi yapacağız güzel gözlüm. Ve mutlu kapayacaksın hayata gözlerini… -” demiş ve ilk iş olarak çok istedikleri ama birtürlü işlerinden vakit ayırıp gidemedikleri lunaparka götürdü eşini…

Hep-” Ben gitmeyi çok isterim ama korkarım-” dediği Korku tüneline el ele tutuşup birlikte gittiler. Sonra çarpışan araba, kamikaze,dönme dolap, atlı karınca… Hepsine tek tek bindiler. Filiz hanım ölümüde unuttu o anlarda. Ayrılığı da… O gün bir çocuk gibi eğlendiler…Bir tarafı hüzün kokan, mutlu bir çocuktular sanki. İkinci gün yapmak istediği şeylerin başında gelen, orman gezisine götürmüştü Ayhan bey eşini. Sonraki gün ayvalıkta bir tatil köyüne gidip orada üç gün kaldılar… En çok yapmak istedikleri şeyleri yaparlarken, birbirlerine en çok söylemek istedikleri şeyleride söylemekte geç kalmak istemediler… Ayhan bey iki kamera aldı. Ve