Dostluk Denen Güzel Şey

asla kendisini o ilkel kabilenin arasında ölüme terkederek bırakıp giden dostunu görmemiş bir haber almamıştır adam. Asla da içindeki nefretten dolayı affetmemiştir.Yine şehirde birgün zentinyağı satarken, uzun yıllar önce ölüme mahkum olduğu ülkeden bir adamın geldiğini ve şehirlerinde ticaret yaptığını duyar.Yanına varıp tanışır…
Ve başından geçen olayı anlatır.Af çıkıp nasıl ölümden kurtulduğunuda… Yabancı adam zeytinyağcının yüzüne hayretle bakar ve ona gözlerinden binbir pişmanlıkla yaşlar akıtacak şu cümleleri söyler.-“Ülkemizde yaşayan ilkel kabilelerde ölüme mahkum edilen suçlulara asla af çıkmaz.Onlar kurallar bakımından oldukça katıdır.Bir suçlu ölümden ancak ve ancak bir şekilde kurtulabilir.Oda kendisinin yerine biri ölmeyi kabul ederse… -”
Zeytinyağcı neden bir daha dostunu hiç göremediğini ve kendisi için yaptığı fedakarlığı derin bir vicdan azabıyla anlamıştır.Dostluk denen şey, çok ağır bir vasıftır.Çok az kişiye yakışır….
Yazar Suat Özge